28 Temmuz 2020 Salı

SEVDİKLERİMİZE EN ÜZEL HEDİYE SOSYOPİX

Merhabalar
Bir süredir bu yazıyı yazacağım ama tatile git gel derken bayağı geciktim. Biliyorsunuz ben Sosyopixle anneler gününde tanıştım.Ondan sonra tam bir Sosyopix aşığı  oldum.
Evimin her köşesinde  unutulmasını istemediğim kendi anılarıma ait o güzel harika çerçeve ve tabloların bulunduğu köşelere bayılıyorum.
Bir örnek verecek olursak bu ahşap doğal çerçeveler her zaman favorim olmuştur







Yani demek o ki fotoğraf her zaman çok özel bir hediye ve bir insanın yüzünde ufacık bir mutluluk küçük bir  heyecan bunların hepsini SOSYOPİX ‘in sayfasında bulunan muhteşem ve çok çeşitli ürünlerle sizde sevdiklerinizi mutlu edebilirsiniz.

Sosyopixi sevmemin bir diğer sebebi ise her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünmeleri.  Yani düşünün ki duvara asmak için bütün malzemesini koyuyorlar. Çok güzel etiketler, sevgi dolu notlar yüzümüzü gülümsetmeye yetiyor.


ve çok fazla var : Klasik baskı, Anı çerçevesi, Pano,
Masa takvimi, Fotoğraf baskılı kupa bardak vs…..


Elimdeki bu kupa bardak bir sıcak kahve ile siz ve sevdiklerinize bir hatıra olacaktır.
En iyisi sizde benim gibi siteye gidip bu harika ürünlere bakıp alabilirsiniz.                           

17 Temmuz 2020 Cuma

Regl Sancılarınızı Geçirmenin 8 Basit Yolu

Kadınların PMS, regl, yumurtlama ve doğurganlık dönemlerini takip eden, bilgilendirici ve eğlendirici tavsiyeleriyle her zaman onların yanında olan Türkiye’nin ilk dijital asistanı Pepapp, regl dönemine yönelik listeleriyle de onlara destek oluyor. Pepapp, regl ağrısına sebep olan rahim bölgesine yeterince oksijen gitmemesi durumunu ve bölgedeki kan dolaşımını hızlandıracak yöntemleri araştırdı ve regl ağrısına iyi gelecek 8 yöntemi kadınlarla paylaştı.






Regl dönemlerinde pek çok kadın şiddetli ağrılardan mustariptir. Özellikle karın ve kasık bölgesindeki ağrılar gündelik yaşamı çekilmez hale getirebilir. Bazen regl döneminden birkaç gün önce başlayan, kanamanın yoğun olduğu günlerde daha da yoğun hissedilen, karın bölgesinde kramplar şeklinde ortaya çıkan sancıya regl ağrısı deniyor. Bu durum sadece kramplarla da sınırlı kalmayabiliyor. Bazen bunlara mide bulantısı, baş dönmesi, terleme, halsizlik gibi belirtiler de eşlik edebiliyor. Peki, kadınlar bu ağrılarla nasıl başa çıkmalı? Bu dönemi daha az acılı, daha huzurlu geçirmenin yolları var mı?

Kadınların PMS, regl, yumurtlama ve doğurganlık dönemlerini takip eden, bilgilendirici ve eğlendirici tavsiyeleriyle her zaman onların yanında olan Türkiye’nin ilk dijital asistanı Pepapp, regl dönemine yönelik listeleriyle de onlara destek oluyor. Pepapp, regl ağrısına sebep olan rahim bölgesine yeterince oksijen gitmemesi durumunu ve bölgedeki kan dolaşımını hızlandıracak yöntemleri araştırdı ve regl ağrısına iyi gelecek 8 yöntemi kadınlarla paylaştı:

1-Isı
Sıcak su torbası her derde deva. Karnının alt bölgesine uygulayacağın sıcak su torbası ile hem gevşeyecek hem de kendini daha iyi hissedeceksin. Isı bantları ya da sıcak ütüyle ütülediğin bir havlu da aynı işlevi görebilir.

2-Ilık bir duş
Ilık bir duş da ısı etkisi sebebiyle regl ağrısını dindirebilir. Duş almak, bakteri faktörü açısından, küvete uzanmaktan daha sağlıklıdır. Burada dikkat etmen gereken noktalar, vajinanın içini yıkamamak ve çok sıcak suyla duş almaktan kaçınmak.

3-Vitamin almak
Bazı besinlerin ve vitamin takviyeleri regl semptomlarını azaltıyor
Bu konuda özellikle B, E vitaminleri ve magnezyum birer kurtarıcı ve yatıştırıcı. Tarçınlı ılık süt, muz, ananas, balık, pekmez ve yeşil yapraklı sebzeler bol tüket.

4-Doğal Çözümler
Bitkisel çayların kaslar üzerinde rahatlatıcı bir etkisi var. Regl döneminin en gözde çayları ise kasları gevşeten papatya çayı, hareketleri kolaylaştıran civanperçemi çayı, enerji veren böğürtlen çayı, halsizliğe iyi gelen kuşburnu çayı ve ağrıları azaltan yeşil çay.

5-Masaj
Karın bölgesine parmak uçlarıyls dairesel masajlar yapmak etkili bir çözüm olabilir.
Bazen de cenin pozisyonunda uzanmak gibisi yoktur. Bu yöntemler seni bir süre dinlendirecek. Cenin pozisyonundayken sıcak su torbası da kullanırsan daha iyi hissedersin.

6- Kafein ve sigarayı azaltın
Reglin başlamadan tuzu ve kafeini kesmek, hafif egzersizler yapmak seni hissedilir şekilde rahatlatır. Regl dönemin çok daha huzurlu geçer. Ayrıca sigara vücudumuza giren oksijen miktarını azalttığı için bu dönemde sigaradan da uzak durmalıyız.

7-Egzersiz
Düzenli egzersizler yaşamın boyunca ihtiyacın olan bir şey. PMS ve regl dönemlerindeki ağrılarla baş etmende de sana yardımcı olurlar. Açık havada yürüyüş, bisiklete binmek, yüzmek, yoga gibi sporları yaşamına dahil etmelisin.

8-Ağrı Kesiciler
Ağrıların dayanılamayacak gibiyse ya da o şekilde bir sinyal vermeye başladıysa ağrı kesici kullanabilirsin. Tabii rastgele değil, doktorunun tavsiye ettiği bir ağrı kesiciyi. Böylece ağrıyı kontrol altına almış olursun.

14 Temmuz 2020 Salı

Yaz boyu lekesiz bir cilt

Leke karşıtı güneş koruyucu kremler, lekeli ciltlerde UVA ve UVB ışınlarına karşı koruma sağlamanın yanı sıra güneş kaynaklı hiperpigmentasyon, lokalize kahverengi lekeler ve yaşlılık lekelerinin oluşumunu engellemede önemli rol oynuyor. 






Lekesiz bir cilt elde etmek için leke karşıtı güneş koruyucu kremlerin güneşe çıkmadan önce kullanılması gerekiyor. Beyaz tenli, zor bronzlaşan, kolay kızaran ve olgun cilt tiplerine sahip bireylerde daha sık rastlanan, yaz döneminde artan güneş lekelerine karşı leke karşıtı yüksek faktörlü güneş koruyucuları kullanmak ve 11.00-16.00 saatleri arasında güneşte kalmamak lekelenmenin önemli ölçüde önüne geçebiliyor. Güneşten korunma ve lekelenmenin önüne geçmek için koruyucu kremlerin gölgede dahi kullanılması gerekiyor. Güneşe karşı lekesiz ve etkili bir koruma elde etmek için ise kremlerin cilt tarafından emilmesi önem taşıyor. Bu nedenle güneş kremlerinin güneşe çıkmadan 20-30 dakika önce sürülmesi ve en az iki saatte bir yenilenmesi gerekiyor. 




 Vücudunuzda lekesiz koruma! 


 Ducray Melascreen UV Leke Karşıtı Güneş Koruyucu Krem, güneşin zararlı ışınları, yaşlanma ve gebelik gibi nedenlerle ortaya çıkan kahverengi cilt lekelerinin oluşumunu engellemeye ve mevcut lekelerin giderilmesine yardımcı oluyor. Pierre Fabre Laboratuvarları’nda üretilen geniş spektrumlu foto-koruma sistemi ile UVA ve UVB ışınlarını engelliyor ve lekelerin rengini açıyor. Leke açıcı ve kırışıklık giderici etkiye sahip aktif madde RonaCare AP ile de kahverengi lekeleri gideriyor, cildi sağlıklı bir şekilde aydınlatıyor, hiperpigmetasyonu gözle görülür şekilde azaltıyor ve foto yaşlanmaya karşı koruma sağlıyor. Cildi onarıp pürüzsüzleştiriyor.Ducray Melascreen UV Leke Karşıtı Güneş Koruyucu Krem alerjik reaksiyon riskini en aza indirecek şekilde formüle edilmiş içeriği ile hipoalerjenik özellik taşıyor, karma, yağlı ve kuru ciltler için vücudunuzda lekesiz koruma sağlıyor.

13 Temmuz 2020 Pazartesi

ÇOCUKLARDA YAZ HASTALIKLARI VE KAZALARA DİKKAT



Son dönemlerde kendilerini ve çocuklarını Covid-19’dan korumak için pek çok önlemler alıyoruz..

Ancak bu mevsimde çocukları bekleyen tehlikeler arasında sadece koronavirüs değil, yaz hastalıkları ve kazalar da bulunuyorYazın güneşli günlerinde, yeşil alanlarda ya da denizde geçirilen vakitler her ne kadar eğlenceli olsa da, dikkat edilmediği takdirde pek çok olumsuz durumu beraberinde getirebiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Ercan Tutak, çocuklarda görülen yaz hastalıkları ve bu dönemde sık yaşanan kazalar hakkında bilgi verdi.


Ağızda kuruluk ve halsizlik güneş çarpmasını işaret ediyor

Tatilde çocuklar vakitlerinin önemli bir kısmını dışarıda geçirmektedir. Kimi zaman park kimi zaman da deniz kenarında ya da havuzda geçirilen bu sürenin ne kadar ve hangi saat aralığında olduğuna dikkat edilmelidir. Güneşin tam tepede olduğu ve yeryüzüne ışınların dik olarak geldiği öğle saatleri, güneş çarpması için en riskli zaman dilimidir. Özellikle bu saatlerde oyuna dalıp uzun süre güneşte kalınması sıvı kaybına neden olabilir. Güneş çarpmasından şüpheleniliyorsa bu belirtilere dikkat edilmelidir:

  • Ağızda kuruluk
  • Halsizlik, bitkinlik, yorgunluk
  • Baş ağrısı
  • Baş dönmesi
  • İleri evrelerde bayılma, şuur kaybı

Güneş çarpması varsa sıvı tüketimi artırılmalı

Riskin en fazla olduğu öğle saatlerinde evde kalmak ya da gölgede zaman geçirmek güneş çarpmasına karşı alınabilecek en önemli önlemlerdir. Ancak belirtileri gösteren çocuklar varsa hemen serin bir yerde istirahat etmesi sağlanmalıdır. Çocuklar, az az ve sık sık beslenmelidir. Sıvı tüketimi artırılmalı ve baş ağrısını ifade edebilen çocuklara parasetamol içerikli ağrı kesiciler verilmelidir. Ayrıca ılık suyla duş almak da faydalı olacaktır.


Hijyenik olmayan gıdalar sindirim sistemini bozabilir

Yaz aylarında su tüketiminin fazla olması nedeniyle midenin asit içeriği biraz seyrelir. Ağızdan iyi yıkanmamış yiyeceklerle alınan mikroplar da kolaylıkla bağırsaklara geçer. Bu durum bağırsaklarda çok sayıda mikrop oluşmasına neden olur ve bağırsak hareketlerini artırarak ishal ya da kusmaya yol açar. Alınan mikrobun türüne göre bazen kanlı ishal ve ateş de olabilir. Bu durumda vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır. Hafif ishal tabloları evde tedavi edilebilir.


İshale şeker, tuz ve karbonat karışımı iyi geliyor

Her türlü ishalde kaybedilen sıvı miktarı mutlaka yerine konulmalıdır. Bu süreçte bol su tüketimine dikkat edilmelidir. Bunun dışında şeker, tuz, karbonat ve su karışımı da doktora danışılarak hazırlanabilir. Kan içermeyen ishalin tedavisinde ağızdan azar azar, sık su alımı önemlidir. Kusma durumunda kaybedilen sıvı yerine damardan konulmaktadır. Bu nedenle doktora başvurulmalıdır. İshal durumunda ayrıca meyve suyu ve asitli içeceklerden uzak durulmalıdır.


Piknik alanlarında kene riski yüksek

Yaz aylarında kene tehlikesine karşı önlem alınması çok önemlidir. Özellikle piknik alanlarında geçirilen bir hafta sonunun ardından cilde siyah bir noktanın yapıştığı görülüyorsa mutlaka doktora gidilmelidir. Cilde baş kısmını gömen kene buradan emdiği kanla beslenerek giderek büyür. Kene ısırmasında en korkulan hastalık “Kırım Kongo Kanamalı” ateş hastalığıdır. Ancak her kene bu mikrobu taşımaz. Türkiye’de özellikle iç Anadolu ve Karadeniz’in iç kısımları Tokat yöresi hastalık taşıyan kenelerin yaşadıkları bölgelerdir.


Kenenin çıkarılması için sağlık merkezine gidilmeli

Kene vücutta görüldüğünde bir sağlık merkezine başvurulmalıdır. Bu konuda tecrübeli bir uzman tarafından kenenin çıkarılması önemlidir. Ayrıca kan sayımı yapılarak; ateş, ishal, halsizlik gibi herhangi bir belirti varsa değerlendirilmelidir. Akrep, yılan sokması artık pek sık karşılaşılan durumlar olmasa da, zehirli olup olmadığının ayırt edilmesi açısından doktora gidilmelidir.


Kıyafetlere leylak yağı içeren solüsyonlar sürün

Karınca, pire, tahtakurusu, sivrisinek sokma ve ısırmalarında ise önceden önlem alınmalıdır. Özellikle bu tür haşeratın bol olduğu bir yere gidilecekse kovucu olarak leylak yağı eczanelerden temin edilebilir. Bu yağ mümkünse dışarı çıkılmadan önce çocukların elbiselerine sürülmelidir. Alınan tedbire rağmen ısırılma gerçekleştiyse antihistaminik adı verilen kaşıntı önleyici bir şurup ve lokal sürülecek bir kaşıntı giderici merhem çocuğu rahatlatacaktır.


Çarpmalara buzla müdahale edilmeli

Çocukların en sık düşme ve çarpmaya maruz kaldıkları ikinci dönem, emekleme ve özelikle de yeni yürümeye başladıkları süreçtir. Ev ortamı yeni yeni emekleyen ve yürümeye başlayan çocuğa göre ayarlanmalı, alçakta yer alan elektrik prizleri çocuk kilitleri ile kapatılmalı, etrafta yer alan sivri- kesici eşyalar ortadan kaldırılmalıdır. Ufak tefek çarpmalar sonucunda oluşan morluklar için buz uygulaması cilt altı kanamanın toplanmasını ve yayılmamasını sağlar, ağrıyı alır. Kanamalı bir yara varsa üzerine bir tampon koyup doktora başvurmalıdır.


Havuz yerine deniz tercih edin

Çocukların havuza girmesi özellikle son dönemlerde koronavirüs tehlikesi nedeniyle önerilmeyebilmektedir. Buna karşın temizliğinden emin olunan denizler tercih edilebilir.

Ancak suya girilen saatlere ve denizde geçirilen süreye dikkat edilmelidir. Güneş ışınlarının dik geldiği vakitlerde denize gidilmemeli, dışarı çıkılmadan en az 15 dakika önce önce çocuklar için uygun olun güneş koruyucular cilde sürülmeli ve denize her girip çıkıldığında yenilenmelidir. Ayrıca şapka ve gözlük gibi fiziksel koruyuculardan da destek alınmalıdır.


Tatile çıkmadan bir ilkyardım çantası hazırlayın

Tatilde hem çocuğunuzun keyfinin kaçmaması hem de oluşabilecek her türlü kaza ya da hastalığa karşı önceden önlem alınmasında fayda vardır. Bunun için tatile özel bir ilkyardım çantası hazırlanabilir. Bu çantada özellikle şunlar olmalıdır:

Güneş yanıklarından korumak için yüksek koruyucu faktör içeren bir güneş kremi.

Ateşli bir hastalığa karşı parasetamol içeren bir ateş düşürücü şurup ve fitil.

Böcek sinek sokmalarına karşı sinek kovucu solüsyon, antihistaminik.

Mide–bağırsak enfeksiyonlarına karşı kusma giderici bir fitil.

İshal durumunda koruyucu prebiyotik içeren bir toz veya damla.

Bazı travmalarda bölgenin üzerine konulması için buz paketi.

Açık ve kanamalı yaralarda doktora gidene kadar kullanılabilecek steril gazlı bez.

2 Haziran 2020 Salı

Çocuklarda doğru beslenme ve hareketli yaşam obezitenin önüne geçilebilir


Bu dönemde; COVID-19 salgını ve evde eğitim nedeniyle ev ortamında daha çok vakit geçiren çocuklar, hareketsizlik ve sürekli yemek yeme gibi nedenlerle obezite riskiyle karşı karşıya kalıyor. Sabri Ülker Vakfı’nın paylaştığı bilgilere göre, doğru beslenme davranışları ve fiziksel aktivitenin teşvik edilmesiyle çocukluk çağında görülen obezitenin önüne geçmek mümkün.



Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) ‘21. yüzyılın en önemli halk sağlığı sorunu’ olarak nitelendirdiği çocukluk çağı obezitesi, küresel olarak son 30 yılda yüzde 60 arttı. Dünyada yaklaşık 42 milyon çocuk, aşırı kilolu veya obez. Sağlık Bakanlığı’nın “2019–2023 Çocukluk Çağı Obezitesinin Önlenmesi ile İlgili Eylem Planı”nda yer alan bilgilere göre Türkiye Nüfus Sağlık Araştırması (TNSA) 2013 verileri beş yaş altı çocuklarda fazla kilolu/şişman oranını yüzde 10,9 olarak tespit etti. Türkiye Okul Çağı Çocuklarında Büyümenin İzlenmesi (TOÇBİ 2009) Projesi Araştırma Raporu’nda ise, Türkiye genelinde 6-10 yaş grubu çocukların yüzde 14,3’ünün fazla kilolu, yüzde 6,5’inin de obez olduğu saptandı.


Sabri Ülker Vakfı’nın derlediği bilgilere göre, çocuklarda ve ergenlerde genetik, metabolik, davranışsal, çevresel, sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik pek çok etken obeziteye kapı açarken, yanlış diyet uygulamaları ve/veya yetersiz fiziksel aktivite de obeziteye neden oluyor. Dolayısıyla doğru beslenme davranışları ve fiziksel aktivitenin teşvik edilmesiyle, çocukluk çağında görülen aşırı kilo ve obezitenin önüne geçilebileceği düşünülüyor. Tespitlere göre, ortaokula geçiş sürecinde kendi yiyecek seçimlerinde daha özgür olan ergenlerin sağlıksız yiyeceklere erişimi de kolaylaşıyor. Ebeveynlerin beslenme davranışları üzerindeki etkisinin sınırlandığı ve çocukların uzun saatler geçirdikleri okullarda uygulanan pek çok program, bu noktada obeziteyle mücadelede büyük önem taşıyor.


Ekran süresine dikkat!

Çocukluk çağında obezitenin önüne geçebilmek için alınabilecek pek çok tedbir var. Belli başlı temel önlemleri şöyle sıralayabiliriz:

  • Fiziksel aktivite ile çocukların yaşına uygun aktiviteler teşvik edilmeli
  • Sağlıklı besinlere erişim kolaylaştırılmalı, sağlıksız besinlere erişim engellenmeli
  • Beslenme konusunda bilgi düzeyi artırılmalı
  • Büyüme ve gelişme takip edilmeli, önlemler erken dönemde alınmalı
  • Çocuklar yemek yerken tablet, bilgisayar, telefon gibi dikkat dağıtıcı unsurlar ortamda olmamalı ve ekran süresi kısıtlanmalı
  • Yemekler tüm aileyle birlikte yemek masasında yenmeli
  • Porsiyonlar küçültülmeli
  • Sağlıklı tarifler kimi zaman çocuğun da katılımıyla hazırlanmalı
  • Su tüketimi teşvik edilmeli
  • Yeterli uyku süresi sağlanmalı

6 Şubat 2020 Perşembe

Gözenek Genişlemesine Ne İyi Gelir?


Genişleyen gözenekler kadınların en sık yaşadığı cilt sorunlarının başında geliyor. Maalesef makyaj yapıldığında da kapatıcılığı yüksek fondötenler kullanılsa dahi büyük gözenek görünümünü yok etmek oldukça zor. Bu nedene çareyi gözenekleri sıkıştıran yöntemleri denemekte bulan kadınların sayısı çok fazla! Öncelikle gözenekleri sıkılaştırmak için hem içeriden hem de dışarıdan bir taarruza geçmeniz gerekiyor.

Gözenek genişliği genellikle vücuttaki çinko eksikliğinden kaynaklanıyor. Her gün 1 avuç kabak çekirdeği tüketerek vücudunuzun günlük çinko ihtiyacını leziz bir çerez ile karşılamış olursunuz. Ancak elbette içeriden destek yeterli değil. Aynı zamanda etkili bir ürün kullanarak gözeneklerinizin hızla sıkılaşmasını sağlamanız gerekiyor.

Gözenek Sıkılaştırma İçin En İyi Ürün Hangisi?

Bunun için yaptığımız ürün araştırmalarında en etkili olanlardan birinin Yves Rocher gözenek sıkılaştırıcı serum olduğunu fark ettik. Ürünü incelediğimizde ise kaside kökünden elde edilen baikal tozunun cilde yağ dengesi kazandırdığını öğrendik. Renklendirici, paraben ve mineral yağ içermiyor olması bu ürünü size önermemizin en önemli nedenlerinden biri! Çünkü cilt bakımı ve cildiniz ile temas eden ürünlerde bitkisel içeriklerin kullanılması gerekiyor.

Yves Rocher zaten ürün formüllerini bitkilerle hazırlıyor. Söz ettiğimiz serum da bitkilerle hazırlandığı için cildinize herhangi bir zarar vermesi mümkün olmuyor. Ayrıca serumun cildi canlandırma ve daha ferah bir his bırakma etkisi de yine önerimizin nedenleri arasında yer alıyor. Cildin renk bütünlüğünü sağlama etkisi ve aynı zamanda daha pürüzsüz bir cilt görünümü sunması da elbette önem taşıyor.
Gözenek genişlemesi için etkin bir ürün kullanmanız şart! Sadece krem ya da tonik uygulaması maalesef genişleyen gözeneklere yeniden sıkı bir form kazandırmakta yeterli olamıyor. Bu nedenle önerimiz serum gibi daha etkili bir ürünü kullanmanız olacak. Ayrıca gözenek genişlemesi sorunu yaşıyorsanız seçtiğiniz ürünü çok düzenli kullanmaya özen gösterin. Aynı zamanda cilt temizliğine de özen göstermeniz gerektiğini unutmayın. Asla makyajlı uzun süre kalmayın ve makyajınızı da derinlemesine temizlik sağlayan bir ürünü kullanarak yapın. Makyajla uyumayın ve yağlı olan makyaj malzemelerinden ziyade su bazlı olan makyaj malzemelerini kullanmaya özen gösterin

1 Şubat 2020 Cumartesi

Bebekler için mucize besin:Kemik suyunun faydaları

Ek gıdaya geçiş sürecinde her annenin aklındaki sorular aşağı yukarı aynı: Hangi ayda ek gıdaya geçilmeli, hangi besinler bebeğin bağışıklık sistemine iyi geliyor; anne sütü ve ek gıda oranı nasıl dengelenmeli?

Ek gıdaya geçiş süreci her anne için kafa karıştırıcı olabiliyor. Bu besinlerin önemi ve geçiş sürecinde dikkat edilmesi gerekenleri, ‘bazı annelerin ek gıdaya geçişte aceleci davranması oluyor: “İlk 6 ay anne sütü alan bebek için önemli olan ek gıdaya geçiş sürecindeki serüvendir. Altıncı aydan sonra ise, bebeklere verilen tüm ek gıdalar, yaşam boyu onların sağlıklı gelişimine etki ediyor ve bu yüzden annelerin ek gıda seçimlerinde çok dikkatli olmaları gerekiyor.”

NE KADAR ANNE SÜTÜ, NE KADAR EK GIDA?

“6-8 ay arası bebeğin günlük besin ihtiyacının %70'ini anne sütü ve %30'unu katı gıda oluşturmalıdır, 9-12 ay arası bebeklerde bu oran % 50 anne sütü, % 50 katı gıda, 1-2 yaş döneminde ise bebeğin günlük besin ihtiyacının %40'ını anne sütü, %60'ını ise katı gıda takip etmelidir.”

ALERJİ RİSKİ DÜŞÜK BESİNLER HANGİLERİ?
 Ek gıda ile tanışacak bebeklerin alerji riski düşük meyve ve sebzelerle tadımlara başlanmasının güvenli olduğunu belirtiyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: “Özellikle mevsim meyve ve sebzelerine yönelmeye özen göstermeliyiz. İçinde bulunduğumuz kış aylarında sebzelerden brokoli, havuç, bal kabağı; meyvelerden ise elma, armut ve muz tercih edilebilir. Özellikle muz oldukça önemli çünkü hem potasyum hem kalsiyum hem de magnezyum açısından zengin ve kabızlığa da iyi geliyor. Tropik meyve ve sebzelerin ise ilk 6 aydan sonra tattırılmasını öneriyoruz. Eğer alerji belirtisi yoksa bu meyve ve sebzeler brokoli-havuç veya elma-muz gibi ikili kombinasyonlarla da verilebilir.”

SEBZELERİ İŞTAHLA YEMEYEN BEBEKLER İÇİN…
Peki, bebekler sebzeleri iştahla tüketmiyorsa ne yapmalı? anneannelerimizin çok iyi bildiği ve yüzyıllardır tercih edilen bir mucize olan ilikli kemik suyu: “Ek gıdalar hem bebeklerin iştahlarını artırmalı, hem de hızlı gelişimi desteklemeli. Tarım ilacından arındırılmış, mevsiminde yetişen sebzelerle hazırladığınız yemeklerde bebeklerinizin kemik yapısını, bağışıklığını ve hormonal gelişimlerini destekleyecek en özel besin kaynağı ise ilikli kemik suyudur. Ek gıda geçiş döneminde besleyiciliği arttırmak için ilikli kemik suyu kullanmak oldukça önemli çünkü bebeklerin damak tadı oluşurken kullanmaya başlanırsa ileriki dönemlerde kemikleri güçlü olacaktır. Ancak iki noktaya dikkat etmek gerekiyor. Birincisi kesilen hayvanın sağlıklı olması, diğeri ise kemik suyunun hazırlanma süresi. Kemik suyunun 12-24 saat arasında ve sabit sıcaklıkta pişirilmesi şart.”

İŞTE İLİKLİ KEMİK SUYUNUN FAYDALARI
 kemik suyunun özellikle bebeklik döneminde yani altınca aydan sonra tercih edildiğinde gözlemlenen ve saymakla bitmeyen faydalarını şöyle sıralıyor:
  • Bağışıklık sistemini güçlendiriyor.
  • Büyüme hormonlarını destekliyor.
  • Eklemlere iyi geliyor.
  • Hafızanın gelişimine yardımcı oluyor.
  • Sindirim sistemini güçlendiriyor.
  • Bazı araştırmalara göre uykusuzluğa da olumlu etkileri gözleniyor.

1 Ocak 2020 Çarşamba

Trendler

Ofiste Kış Şıklığı

Kış günlerinde, hem soğuktan korunmak hem de şık olmak bir hayli zor. Kış şıklığınızı sezonun keyifli parçaları ile tamamlayabilirsiniz. Ofis giyiminde olmazsa olmaz parçalar ve tarzınızı kurtaracak parçalar gardıropta olsun yeter. Hadi, ofiste kış şıklığı için gerekenlere bir göz atalım.
Ofiste Kış Şıklığı İçin Gerekenler Burada!
gardırop savaşları
Gardırop savaşları…
İşe günlerinde, her sabah uyanıp, “Ben ne giyeceğim” diyorsunuz değil mi? Ardından, “Sürekli alışveriş yapıyorum ama hala giyecek hiçbir şeyim yok.” dediğinizi de tahmin etmek zor değil. İşte bunun için, öncelikle eldeki parçaları iyice organize edin. Bir kıyafetinizi alın ve onu genellikle nasıl kombinlediğinizi düşünün. Sıradan kombinlerden kurtulmak için, aksesuarlarla işe hareket katın. Çoraplar, dekoltelerinizi ölçülü şekilde destekleyecek sütyenler, fularlar ve benzeri pek çok aksesuar aslında düşündüğünüzden daha işlevseldir.
çanta ve ayakkabı olayları
Çanta ve ayakkabı olayları…
Ofis kadını bilir, çanta ve ayakkabılar tarzınızın ve nasıl biri olduğunuzun büyük göstergelerindendir. Doğru şekilde ayakkabı ve çanta seçen kadınlar, dış görünüşlerine olan güvenlerini daha yüksek yaşarlar. Doğru ayakkabı ve çanta nedir derseniz, işte burada işler karışmaya başlıyor deriz. Doğru ayakkabı, kombini en iyi tamamlayan, tüm gün sizinle olabilecek güçte olan ve moda olan bir parçadır. İşte onun yeri, daima ofistir. İşe gidip gelirken giymek için tasarlanmamıştır. Sadece, iş yerinde giyilir. Doğru çanta ise, hem eşsiz, hem de moda olan bir çanta… Ne çok büyük ne de küçük. Kaliteli görünümlü, şık tasarımlı bir çanta… İşte asıl parçalar sizi şıklığa doğru ilerletiyor.
özenli makyaj
Özen, özen, özen…
Ne kadar güzel parçalar seçip, ne kadar uyumlu giyinirseniz giyinin; özenli olup olmadığınız kendini şıp diye belli eder. Saçlar ve makyaj özensizce, maalesef yolun sadece yarını halletmişsiniz demektir. Kışın keyfinizce makyaj yapmaktan çekinmeyin… Ne de olsa, yazın sıcak havalarda makyaj yapmak çok kolay ve keyifli olmuyor. Şıklığınızı tamamlayan detayları önemseyin, asla keyfinizi aşağı çekecek hamlelere girişmeyin.
aksesuarda fark yaratın
Aksesuarlarla fark yaratın…
Herkes modayı takip eder ve herkes birbirine benzer parçalar seçer, siz siz olun fark yaratmayı ihmal etmeyin. Fark yaratmanız için Penti’de onlarca seçenek var. Çoraplardan şallara, eldivenlerden şapkalara pek çok seçenek için buradan yola çıkabilirsiniz.
Kış boyunca şık olun ve farkınızı herkes bilsin. Ofis şıklığı hem kışın, hem de yazın çok gayet kolay. Yeter ki sırları bilin…
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...